Rasayana Klinik

Rasayana Klinik

Rasayana Yaşam Sanatı Merkezi

Rasayana Klinik RSS Feed
 
 
 
 

AROMATERAPİ

MELEKOTU : Günlük yaşamın getirdiği stresi, dengeleme etkisiyle azaltır. Böylece sorunlardan kaçmak yerine çözmeye motive der.
ANASON : Fiziksel ve zihinsel canlılık hissi verir.
DEFNE : Yumuşak bir uyuşturucu olan defnenin yatıştırıcı etkisi vardır.
PAPATYA : Korku, Panik atak, depresyon gibi durumları engeller. Endişe içinde olanlar için yatıştırıcıdır. Tedirginlik, huzursuzluk,öfke ve sabısızlık gibi mutsuzluklukları giderir.
MELISSA : Yatıştırıcı ve canlandırıcı etkisi vardır. Özellikle duygusal olarak, dışarıya ifade edilemeyen sıkıntıların olduğu durumlarda özellikle faydalıdır. Olumlu bir bakış açısı kazandırabilir.
PATCHOULI : Dengeleyici bir yağdır. Kararsızlıkları giderir. Zihine berraklık sağlayarak karışık düşünceleri toparlamaya yardımcı olur. Ferah bir zihinle espritüelliği arttırır.

İNSAN & YAŞAM

      Namaskar mudra.

Avuç içlerinin birbirine yapışık ve parmakların kapalı olarak ellerin göğüsün önünde tutulmasıdır. Anlamı sevginin saygının sembolü olarak karşımızdakini selamlamakdır.

Burada her iki elimizinde enerji bakımından özelliklerine kısaca değinelim.

Sol elimiz evrensel duygu, düşünce ve simgesidir. Kozmik enerji frekansları da sol elimizle evrenden toplanmaktadır.

Sağ elimiz dünyasal duygu, düşünce ve eylemlerimizin simgesidir.

Sol elimizle toplanan bu kozmik frekanslar zihnimizle şekillendirilip, duygu ve düşüncelerimizle beslenip sağ elimizden gerekli yerlere taşınabilmektedir.

HABERLER

*Sevgili dostlar bir haftalık internet sitesi problemleri artık sona erdi. Gönderdiğiniz mailleri yanıtlamaya başlıyoruz. 

* Merkezimiz, Dr BuÄŸra Öktem’in önderliÄŸinde Hindistan’ın en önemli Ayurvedik spa zinciri olan Kairali spa ile iÅŸbirliÄŸi içinde Türkiye’deki önemli otellere eÄŸitim ve sistem desteÄŸi veriyor. www.spabybiotik.com 

* Merkezimizde, ısrarlı istekleri karşılamak üzere Naturel ürünlerle cilt bakımları uygulanmaya başlandı. Uygulanan Detoks programı ile metabolizması düzeltilen ve yenilenen hastalarımız, tazelenen ve gençleşen iç organlarından sonra artık ciltlerini de tazeleyecek.

Mevsimsel Tavsiyeler ( Ritucharya )

Ayurveda’da mevsimlerin insanlar üzerindeki etkileri çok ayrıntılı olarak incelenir. Dosha’ların (Vata, Pitta, Kapha) mevsim değişikliklerine olan reaksiyonları Sanchaya, Prakopa ve Prashama olarak tanımlanır.
Sanchaya birikim yada toplanma, Prakopa ağırlaştırma yada kötüleştirme, Prashama sakinleşme olarak tanımlanabilir.

GRISHMA (yaz) MEVSİMİ

* GüneÅŸ ışınları ülkemize daha dik olarak geliyor. Vata’nın yükseldiÄŸi günlerdeyiz. Bundan sonra dehidratasyona karşı daha çok sıvı tüketmek gerekir. Mısır unu, Basmati pirinç, Jasmine pirinç dengeleyici tercihlerdir. Özellikle öğle saatlerinde yakıcı baharatlar ve tadlardan uzak durmalısınız. Özellikle Pitta dominant bir yapınız varsa, 10:00 - 14:00 saatleri arasında Rezene, Nane, FesleÄŸen ve KiÅŸniÅŸ kullanmanız sizi dengeler.

*Ağır fiziksel aktiviteler ve uzun süreler spor yapmaktan kaçınmalısınız. 10:00 - 16:00 saatleri arasında açık havada ve hatta iç mekanlarda spor yapmayın.

*Hafif giyecekler vücut ısınızı düzenler. Özellikle güneş ışınlarını yansıtan açık renk giysileri tercih etmeniz hücresel yaşlanmanızı yavaşlatırken, psikolojik olarak daha sakin ve mutlu olmanıza yardımcı olur.

Bitkisel İlaçlar

Bitkiler de insanlar gibi, kendilerini dış ortamın zararlı etkilerinden korumak için savunma amaçlı bazı kimyasal maddeler üretirler. Bu kimyasal maddeler insanlar için de faydalı olabilir.
Modern tıp ve doğu tıbbının ikisi de bunun farkındadır. Aralarındaki temel fark, Ayurveda bitkileri bütün olarak kullanırken, insanları bir makina gibi gören modern tıp,aktif maddeleri ayrıştırır ve onları sentezler. Hatta daha da ileri giderek bu aktif maddelerin sentetik benzerlerini yapar. Tabiki bunlar doğa dışı olarak etkileri artırılarak verildiğinden yan etkiler ortaya çıkar.
Ayrıca sadece aktif maddelerin verilmesi de istenmeyen yan etkileri ortaya çıkarır. Çünkü aktif maddeler ayrım yapmadan etki gösterir. Sadece gereken yerleri değil, farklı organları da etkileyerek yan etkiler ve toksisiteyi orteya çıkarır.
Bitkiler bir bütün olarak verildiğinde dengeli olarak etkisini gösterir ve hedef dışı yerlerdeki etkiler kontrol edilir.


Bitkisel ilaçların hazırlanması batı tıbbının ilaç hazırlama tekniğinden farklılıklar içerir. Batı tıbbı, birkinin içinden en önemli etkin maddeyi alarak hastalıklara karşı sihirli bir mermi yapma amcıyla hareket eder. Ayurveda da olduğu gibi klasik yöntemde ise yöntem farklıdır. Içindeki maddelerin en etkili olması için bitki yılın belli döneminde toplanır. Daha sonra bitkinin belli kısımları bütün olarak işlenir ve olabildiğince ince toz haline getirilir.
Ayrıca elde edilen bu doğal karışımlar ilaç gibi değil günlük diyeti destekler durumdaki destekleyen bitkisel ürünlerdir. Bunlar yüzlerce binlerce yıldır kullanılayarına rağmen yakın zamana kadar bilimsel ölçümleri yapılmamıştı. Ancak laboratuvar çalışmaları yapıldıkça etkileri kanıtlanmaktadır. Ama en önemlisi hemen hemen hiçbir yan etkiye sahip olmadıkları ortaya konmaktadır.
Kimyasal maddelerle doğallar arasındaki fark için önemli bir hastalığı örnek olarak kullanabiliriz. Uzun uzun oluşma mekanizmasını bu köşede anlatmak gereksiz. Kanser çağımızın en önemli ve en bilinen hastalıklarındandır. En yalın olarak şöyle tanımlanabilir. Kanser , insanın kendi vücut hücrelerinin yapay dış etkenlerin etkisi ve tetiklemesiyle yapısal olarak değişmesi daha sonra da normaldışı bir hızla sayısal olarak artmasıyla oluşur.
Nasıl ve ne yolla alırsak alalım kimyasal maddeler doğamıza aykırıdır. Vücudumuz yapay maddeler almak üzere yapılmamıştır. Bu yüzden bu maddeler kısa yada çok uzun vadede yapımıza zarar verebilir ve doğal gidişini etkileyebilirler. Bugün aldığımız bir kimyasal, yarın vücudumuzda fark edebileceğimiz bir değişim yaratmayabilir. Ancak hücresel boyutta yaptığı bir değişiklik en azından zamanla vücudumuzu farklı zararlı etkenlere karşı korunmasız hale getirebilir.
Bu yüzden elimizden geldiğince yapay kimyasal maddelerden uzak durmalıyız. Biz de doğanın bir parçasıyız. O nedenle en doğal hareket sağlıklı ve mutlu yaşamak için önce doğadan yararlanmalıyız.

Site Güncellemesi

Web sitemiz güncellenmiştir. Yeni sistem ile ziyaretçi ve sevdiklerimizin bizlerle iletişimde bulunmalarını en üst seviyede tutmayı amaçladık.

Yeni sitmemizde RSS’lerimize üye olarak yazmış olduÄŸumuz yazıları ve bilgileri güncel olarak takip edebilirsiniz. RSS Konu aboneliÄŸi için http://www.rasayanaklinik.com/wordpress/feed/ burayı tıklayarak aboneliÄŸini baÅŸlatabilirsiniz. Bunun için açılan sayfada Bu özet akışına abone ol linkine tıklayıp sırasıyla yönergeleri izleyerek üyeliÄŸinizi tamamlayabilirsiniz.

Yazılan yazılara ve konulara kendi yorumlarınızı ekliyebilirsiniz. Ziyaretçi bölümünden sitemiz ve kliniğimiz hakkında öneri ve görüşlerinizi bizlerle paylaşabilirsiniz.

Dr.BuÄŸra Öktem’den YaÅŸam Bilgileri

Doğada tüm hastalıkların tedavisi var. Önemli olan sorunlara doğru yanıtları bulabilmektir. Bu örnekleri vermemin nedeni sizlerin bu bitkileri öylesine düzensiz olarak kullanmanızı tavsiye ettiğim anlamına gelmiyor elbette. Burada sözünü edeceğim bitkiler söz konusu hastalıkları tedavi eder. ama nasıl kullanıldığı çok önemli. Çünkü düzgün ve olması gerektiği gibi kullanılmadığında işe yaramaz. Bu bitkilerin yanlış kullanılması çoğunlukla insana önemli zararlar vermez. Kimyasal ilaçlar gibi büyük yan etkileri olmaz. Ama çok önemli bir zarar verebilir. O da sizlerin bitkisel ilaçlara olan inancınızı zedeleyebilir. Bunu da bir tıp doktoru olarak hiç istemem. Bu yüzden bu sayfada ve başka her yerde göreceğiniz doğal tedavi yöntemlerini lütfen bir uzmana danışmadan kullanmayınız.

Ağız kokusu : Karanfil, nane, maydanoz, dere otu,hatmi, turunçgiller, badem, bal,

Böbrek taşı sancıları : enginar yaprağı, söğüt yaprağı, bakla çiçeği, patlıcan yaprağı,

Böbrek ağrıları :kekik, nar çiçeği, maydanoz, kuru soğan, kuru üzüm, keten tohumu, ısırgan otu,

Cinsel isteksizlik : Susam tohumu, Isırgan tohumu, havlıcan, bal, mahlep tohumu.

Diş ağrısı : Yonca yaprağı, kekik yağı, Ispana k, kişniş, melissa yaprağı, hatmi çiçeği,

Halsizlik : Papatya çiçeği, ökse otu, turp tohumu, pelin otu, süzme bal, taze ısırgan otu,

 

 

Detoks

3000 yıllık Ayurveda kaynakları ışığı altında yanlış beslenme ve stresten kaynaklanan

tüm toksinlerinizden arındırıyoruz.

Bildiğiniz gibi Detoks, son dönemlerin moda terimleri arasında. Detoks, temel olarak

herkesin yılda optimal iki en az bir kez yaptırması gereken periyodik bir bakım.

Adı üzerinde vücudun birikmiş toksinlerinden arındırıldığı bakıma verilen isim.

Bu nedenle Doktor kontrolünde yapılması gerekir.

MERKEZİMİZDE YAPILAN DETOKS UYGULAMASININ FAYDALARI :

1- Vücutta biritmiş toksinlerin atılmasına yardım eder,

2- Enerjinizi yükseltir,

3- Sindirim gücünüzü artırır,

4- Migren hastaları önemli ölçüde rahatlar,

5- Reflü sorunlarında ciddi bir rahatlama sağlanır,

6- 10 günde 3-8 kg arasında kilo verilir,

7- Bağışıklık sisteminiz güçlenir,

8- 3000 yıldır sistematik olarak yapılan önemli anti-aging işlemidir,

9- Zihin ve bedende fark edilebilir bir rahatlama sağlanır,

10- Uyku kaliteniz yükselir,

11- Kronik hastalıklara yakalanma ihtimaliniz azalır.

Meditasyon

Günlük hayatın stresinden kurtulmanın çok önemli bir yönteminden söz etmek istiyorum.

Bu önemli çünkü stres, birçok hastalığı ortaya çıkaran nedendir. Stres, vücutta kimyasal değişikliklere yol açar. Bu değişiklikler hücreleri etkileyerek, işlevlerini bozmaya başlar. Vücudun direnci düşer ve hastalıklar başlar.

Bu nedenle stres kontrolü ve ortadan kaldırılması sağlıklı yaşamın temel gereklerinden biridir.

Bir çok kişi ne yazık ki stresten kurtulmak için alkole sarılır. Bu tabiki zararı farklı bir zararla kapatmaya çalışmak olur. Böylece vücuda fazladan zarar verilmiş olur.

Beyin, sürekli eşyalarla doldurduğunuz bir odaya benzer; ama bir gün gelir odada adım atılacak yer kalmaz. Tüm bu verileri sindirecek zaman bulamadığından algı bozuklukları ve unutkanlık başlar; çünkü beynin alma kapasitesi dolduğundan otomatik olarak kendini kapatır ve gerekli gereksiz her şeyi silmeye başlar. Meditasyon, beynimize ihtiyacı olan boş yeri açmamızı sağlar. 

Meditasyon farkındalık bilincinin geliştirilmesinin en iyi yoludur. Meditasyonda sadece ‘şimdi’ vardır. Meditasyon sayesinde yapılan işte veya yaşanan hayatta ana odaklanılır.  Konsantrasyondan farklı olarak meditasyon esnasında odaklanmak adına çaba sarf edilmez. Zihin farkındalık bilincini otomatik olarak geliştirir. Aslında farkında olarak yaptığınız her şey meditasyondur.İşte bu yüzden koşmak veya yürümek de bir tür meditasyondur.Gülün dans edin; ama farkında olun!   

Meditasyona başlamadan önce kendinize bütün meditasyonlarınız boyunca kullanacağınız ve hiç değiştirmeyeceğiniz bir referans noktası tanımlarsınız. Bu bir nesne, bir kelime, parlak bir cisim olabilir. Bunu yapmamızdaki amaç zihni düşünce bombardımanından kurtarmak ve gelen giden düşüncelere takılıp kalmamayı sağlamaktır. Düşüncelere daldığınızı her fark edişinizde seçtiğiniz referans noktasına geri dönmeniz gerekir. Bu yolla düşünceler kargaşasından kendinizi kurtarmaya başlarsınız.İç sessizliğinizi keşfedersiniz ve daha ileriki aşamalarda bunu daha uzun korumayı ve muhafaza etmeyi öğrenirsiniz. Tüm bunların sonucunda zihin tarafından kontrol edilen değil kontrol eden olursunuz. Etki edene tepki veren değil; etki edeni izleyen olursunuz.

Klasik bir meditasyonda kişi minimum 20 dakika gözleri kapalı şekilde oturur.Oturma pozisyonu rahat olmalıdır ve kişi dik durmalıdır. Dik oturulmasındaki amaç omuriliği dik tutmak ve bu sayede diyafram nefesini daha iyi kullanmaktır. Aynı zamanda vücuttaki enerji akışı da dengelenmiş olur. 20 dakika boyunca bu pozisyon bozulmamalıdır. Vücutta hareket yoksa zihinde de hareket yoktur. Zihin kurduğu düzenin bozulmaması adına bazı kasılmalar gibi oyunlar oynayacaktır. Aslolan bunlara takılıp kalmamak ve meditasyonunuzun 20 dakikadan önce bitmesine izin vermemektir.

Meditasyon sayesinde kendi iç sessizliğimizde korkularımızla, öfkelerimizle, acılarımızla, geçmiş ve gelecek hesaplarımızla, kısacası bize ait tüm düşüncelerimizle baş başa kalırız. Sessizlikte tüm düşüncelerin başımıza üşüşmeleri oldukça normaldir. Önemli olan bu düşüncelere takılıp kalmadan onları uzaktan izlemeyi öğrenmektir.

 

Yalnızlığımızın ve sessizliğimizin içinde oturma sabrını gösterirsek meditasyonun bize katacağı çok şey vardır. Bunlardan biri ve belki de  en önemlisi bize normalde rahatsızlık veren çevresel etmenlere ve olaylara kapılmadan onlara uzaktan bakabilme yetisini geliştirmektir. 

Meditasyon sayesinde bastırdığımız duygularımız, düşüncelerimiz ve streslerimiz birer birer yüzeye çıkarak kaybolurlar.

Meditasyon gün içinde yirmi dakikalığına da olsa , çıkılan bir tatil gibidir. Her şeyden uzaklaşıp dinlenmemizi sağlar.

        

İletişim Bilgileri

Valikonağı Cad. Prof.Dr.Müfide Küley Sok.
No : 63/8 Pınar Apt. Nişantaşı / İstanbul
Tel : (0212) 343 08 83
Fax : (0212) 233 20 75
info@rasayanaklinik.com

Son Yazılar

Son Yorumlar

Bağlantılar